06-01-2009
Kayıt     Şifremi Unuttum!
Dolar 1,5290      Euro 2,0860      IMKB 28,512      
 
Anasayfa
Türkiye
Ekonomi
Dünya
Astroloji
Spor
Güncel
Yaşam
Magazin
Kültür-Sanat
Sağlık
Teknoloji
Kadın
Haber Detay
Bu da İtalyan usulü mafya
Yazi Boyutu :
22 Kasim 2008 01:03
Yönetmen Matteo Garrone, bu mafya örgütünü seyirciye bir olay ve insan üzerinden anlatmak yerine, birbiriyle alakasız beş ayrı olay üzerinden vermeyi tercih etmiş. Böylec...


Yönetmen Matteo Garrone, bu mafya örgütünü seyirciye bir olay ve insan üzerinden anlatmak yerine, birbiriyle alakasız beş ayrı olay üzerinden vermeyi tercih etmiş. Böylece hem izleyicinin dikkati konuya daha çok çekilmiş, hem de ahtapot gibi her yanı saran mafyanın farklı kolları gösterilebilmiş. Mafyanın anavatanında böyle bir filmi çekincesiz bir üslupla vermek zor olsa gerek. Fakat filmin yazarı Roberto Saviano, ülkesindeki bu hastalıklı yapıya içten bir eleştiri göndermekten gocunmamış. Yönetmenin hikâyeyi duru biçimde vermesi de filmin etkili olmasını sağlamış.
Gelelim filmdeki beş karaktere: Marco ve Ciro, işi gücü olmayan ve kendilerini bir mafya filminde baş karakter zanneden iki arkadaştır. Yaptıkları küçük işleri boylarından büyük görüp başlarını örgütle belaya sokarlar. Türkiye'de de gördüğümüz, özellikle amaçsız gençlerin kabiliyetlerini doğru yere yöneltememelerinin numunesidir yaşadıkları. Daha 13 yaşında olan ve bir an evvel büyümek isteyen Toto (Salvatore Abruzzese) karakterini de bu zincire ekleyebiliriz. Çünkü o da bir gün örgüt ile değerleri arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Don Ciro, çeteyle mahkûm aileleri arasında bir aracı. Etliye sütlüye karışmayan bir yapısı var. Fakat işler karıştığında o da kendini hayatta kalma mücadelesi verirken buluyor. Roberto, üniversite mezunu temiz bir genç. Patronunun zehirli atıkların imhası ticaretinde günden güne bir bit yeniği olduğunu fark etmeye başlıyor. Zaten asıl Camorra örgütü, İtalya'da özellikle ucuz atık taşıma konusunda iddialı. İtalya'da kanserojen gıdaların artmasında da bu nedenle en etkin faktörlerden biri olarak görülüyor. Pasquale ise filmde işçi sınıfının temsilcisi. Çok iyi bir terzi olmasına karşın iş yerinde kayıt dışı olarak düşük bir ücretle çalışıyor. Çinlilerden gelen dikiş öğretmenliğini hayatı pahasına kabul ediyor. Çünkü ilk defa emeğine saygı gösteren birileri çıkmıştır. Üstelik bundan iyi de para kazanmaktadır. Pasquale'ın diktiği kıyafetin, kırmızı halıda yürüyen bir oyuncunun üstünde nasıl durduğu televizyonda yorumlanırken gördüğü sahne, emek sarf edenin değil de satanın para kazandığı ticaret şartlarına gönderme niteliğinde.
Filmde anlatılanların ortak özelliği, yaşanmış olmaları, hatta her gün yaşanabilecek olmaları. Zira son 30 yılda 10 binden fazla insanın ölümünden sorumlu olan örgütün, bu rekoruna Filistin-İsrail çatışması bile yetişememiş. Türkiye'de son yıllarda Kurtlar Vadisi ile nisbeten yakından tanış olduğumuz mafya gerçeğini, ana vatanından daha acı bir dille seyretmek isteyenlere hitap eden bir film Gomorra. Yalnız bu filmden Kurtlar Vadisi Irak gibi bol aksiyon umanlar yanılırlar. Zira 'Gomorra', puslu havası, karmaşık örgüsü ve mafyanın bizatihi kendisi sebebiyle pek de iç açıcı değil. Kim bilir, bu özellikleriyle silahsız bir dünya için umut olur.

Bu haber 1097 defa okundu.
Çıktı Sonraki Haber Yukarı Çık

Bu bu habere ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

Yorum yazabilmeniz için üye girisi yapmaniz gerekiyor.
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesajınız :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
** Mesajınız en fazla 150 karakter olmalıdır.Fazlası sistem tarafından silinecektir.
Tasarım Kodlama : fthNEWS

posta seri ilanlar Hürriyet seri ilanlar sabah seri ilanlar Yerel seçim Kayıp ilanı
TOPlist
eXTReMe Tracker