





|
Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliğini engellemesi kendi çıkarına aykırı
16 Mayis 2008 03:48
TÜSİAD, Fransa’da devlet kurumlarının modernizasyonu paketi çerçevesinde değişikliğin, Bakanlar Kurulu tarafından Meclise sunularak, 20 Mayıs’tan itibaren... ![]() TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Fransa’nın; Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini engellemeye çalışmasının, kendi çıkarlarına aykırı olduğunu bildirdi. TÜSİAD’dan yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat 2005 tarihinde Fransa Parlamentosunda kabul edilen ve Anayasanın 88-7 ve 4’üncü maddelerinde değişiklik öngören, "Bir aday ülkenin Avrupa Birliğine üyeliği ile ilgili anlaşmanın onaylanmasına ilişkin yasanın, Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulacağına" dair Anayasa değişiklik paketinin, Mart 2008 tarihinde başlatılan bir girişimle yeniden değiştirilme çalışmalarının, Türk kamuoyu tarafından dikkatle izlendiği ifade edildi. Sarkozy’nin sözleri Fransa’da devlet kurumlarının modernizasyonu paketi çerçevesinde önerilen değişikliğin, Bakanlar Kurulu tarafından Meclise sunulmuş olup, 20 Mayıstan itibaren incelenmeye alınacağına işaret edilen açıklamada, şöyle denildi: "Değişiklik önerisine göre, bir aday ülkenin Avrupa Birliğine üyeliği ile ilgili anlaşmanın onaylanmasına ilişkin yasa tasarısını, Cumhurbaşkanı referanduma sunmayabilecektir. Yapılması önerilen değişiklikle, Cumhurbaşkanı tarafından ’Avrupalı’ olarak nitelendirilen ülkelerin, tam üye olması referanduma sunulmayacak, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından her fırsatta dile getirildiği şekilde ’Avrupalı olmayan’ Türkiye’nin tam üye olması konusu kendisi tarafından halkoyuna götürülebilecektir. Türkiye Avrupalı Fransa Meclisine sunulan yasa tasarısına ilişkin süregiden tartışmalarda, bu yeni önerinin Türkiye’nin üyeliğini engellemek açısından zayıf kaldığı düşünülerek, sadece Türkiye konusunda zorunlu halk oylamasını gerektirecek bir düzenleme üzerinde de fikir üretilmektedir." AB Konseyinin; 1999 yılında Türkiye’nin tam üye adaylığı ve 2004 yılında Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin açılmasına ilişkin aldığı kararlarla birlikte, son olarak 18 Şubat 2008 tarihinde Türkiye’nin Katılım Ortaklığı Belgesine ilişkin aldığı kararların Fransa tarafından da onaylandığı hatırlatılan açıklamada, böylece Türkiye’nin ’AB üyesi olmaya ehil Avrupalı bir ülke’ olduğunu defalarca devlet düzeyinde teyit eden Fransa’nın, Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin Türkiye’ye karşı yürüttüğü bu "düşmanca" davranışın yarattığı akıl almaz çelişkiyi açıklayabilmenin mümkün olmadığı, Fransa’nın Türkiye ile ilgili bu çelişkili tutumunu aşmak zorunda olduğu kaydedildi. Açıklamada, şu görüşler dile getirildi: Oyunlar hazin "Geçtiğimiz yıl Türkiye ile yaklaşık 14 milyar dolarlık ticaret gerçekleştiren Fransa’nın özel sektörü, son beş yıl içinde de Türkiye’ye 3 milyar dolar yatırım yapmıştır. Buna rağmen, ülkenin iç çelişkileri nedeniyle su yüzüne çıkan rahatsızlıklara ve sorunlara yönelik kamuoyu tepkisini saptırmak amacıyla Fransa’nın, uzun vadeli bir perspektifle değerlendirilmesi gereken üyelik sürecimizi şimdiden engellemek üzere bir takım oyunlara başvurmasını hazin buluyoruz. Siyaseten sıkıntıda olduğu bilinen bir yönetimin kendi gündemini AB’ye dayatma çabaları, bu yılın ikinci yarısında AB dönem başkanlığını üstlenecek Fransa’nın Türkiye’ye yönelik izleyeceği tutum hakkında da ne yazık ki olumsuz bir intiba yaratmaktadır." Önyargılı yönetim AB’nin de sorunu UNUTULMAMASI gereken gerçek sorunun AB üyelik kriterlerini yerine getirmiş bir Türkiye’nin üyeliğinin Fransa’da halk oylamasına sunularak reddedilmesinin, Fransa’nın mı, AB’nin mi yoksa Türkiye’nin mi aleyhine olacağının olacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Stratejik düşünceden yoksun, siyasetini ön yargılara teslim etmiş yönetimlerin; AB gibi bir uluslar topluluğunun geleceğini ipotek altına alma çabaları, şüphesiz sadece Türkiye’nin değil, AB’nin de sorunudur. AB’nin küresel düzlemde ekonomik ve siyasi olarak gücünü artırabilmesi ve bölgesinde oluşturmaya çalıştığı refah ve güven ortamını sağlayabilmesinin en önemli anahtarı, Türkiye’nin AB üyesi olmasıdır." Bu haber 667 defa okundu. |
![]() Ekonomi
Son Dakika
|
|
|
|